TRAVMA REHABİLİTASYON MERKEZİ
TOHAV/TRM, kamu otoriteleri tarafından uygulanan kötü muamele ve işkenceye maruz
kalan bireylere; fiziksel, ruhsal ve sosyal destek sunan bir referans ve
koordinasyon merkezidir.
Merkez, gözaltında ve cezaevlerinde uğradıkları kötü muamele ve travma nedeni
ile genel sağlık durumları bozulmuş olan kişilerin durumlarını,fiziksel ruhsal
ve sosyal açıdan değerlendirilerek tedavi ve rehabilitasyonlarını planlamakta ve
koordine etmektedir. Travma rehabilitasyonu,medikal,fiziksel,psikiyatrik ve
sosyal tedavi proğramları temelinde yürütülür. İşkence ve travma mağdurlarının
uğradıkları travmanın rehabilitasyonu, çevresel tıbbi merkezler ve konsültan
hekimlerle uyum içinde planlanır ve koordine edilir.
TOHAV/TRM, çalışmalarını, başta İstanbul Protokolü olmak üzere işkencenin
önlenmesine ilişkin ulusal ve uluslararası yazılı belgeleri dikkate alarak dil,
din, cins, ırk, sınıf ve siyasal düşünce farklılığı gözetmeksizin yürütür.
TOHAV/TRM, ulusal ve uluslararası alanda faaliyet gösteren işkence ve travma
rehabilitasyon merkezleri ile diyalog ve bilgi akışı içinde çalışmayı ilke
edinmiştir. Travma rehabilitasyonu sırasında edinilen deneyim, bilgi ve
istatistikî verileri, ulusal ve uluslararası bilimsel yayınlar ve raporlar
aracılığı ile paylaşır.
TOHAV/ TRM, Kopenhag’da bulunan Uluslararası İşkence Mağdurları Rehabilitasyon
Konseyi (IRCT) akredite üyesidir.
Birleşmiş Milletler işkenceye karşı sözleşmede “İşkence”, bir kişiye veya
bir üçüncü kişiye, bu kişinin veya üçüncü kişinin işlediği veya işlediğinden
şüphe edilen bir fiil sebebiyle, cezalandırmak amacıyla bilgi veya itiraf elde
etmek için veya ayrım gözeten herhangi bir sebep dolayısıyla bir kamu
görevlisinin veya bu sıfatla hareket eden bir başka şahsın teşviki veya rızası
veya muvafakatiyle uygulanan fiziki veya manevi ağır acı veya ıstırap veren bir
fiil olarak tanımlanıyor. (BM İşkenceyi önleme sözleşmesi)
Bu genel tanımı yorumladığımızda işkence, tıbbi olduğu kadar hukuki ve sosyal
yönü olan karmaşık bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Ölüm veya ölüm
tehdidi, ağır yaralanma, kendisinin veya başkasının fiziksel bütünlüğünün zarar
görmesi gibi bir olayı yaşama, tanık olma yada böyle bir olayla karşı karşıya
gelme ile birlikte, kişide aşırı korku, çaresizlik yada dehşete düşme tepkileri
yaratan olaylar travma olarak kabul edilir. Travma daha çok medikal bir terim
olarak algılanmalıdır. Aynı anlamda olan işkence ise daha çok sosyal bir terimi
dillendirilmektedir. TOHAV/TRM’de, tıbbi olarak işkence kavramı ile travma
kavramını eşdeğer olarak kullanıyoruz.
Psikolojik ve fiziksel travma yaratan olayları şöyle sıralayabiliriz;
1. Savaşlar, çatışmalar,
2. Resmi görevliler tarafından uygulanan şiddet,
3. Silahlı grupların uyguladıkları şiddet,
4. Politik nedenli şiddet, işkence,
5. Politik olmayan nedenlerle şiddet, işkence,
6. Aile içi özellikle çocuklara ve kadınlara yönelik şiddet,
7. Aile içi veya dışı cinsel saldırı ve suistimaller,
8. Bireylerin/grupların hasımlarına uyguladıkları şiddet,
9. Topluluklara uygulanan baskı ve şiddet,
10. Trafik kazaları, iş kazaları, yangın vs.
11. Doğal afetler.
Gruplandırdığımız tüm bu travmatik olayların, bireyin ruhsal yaşamı üzerinde
sarsıcı ve örseleyici etkileri olmaktadır. Bu etkilerin kalıcı olması, bireyin
kişisel özellikleri kadar yaşadığı toplumsal çevrenin travmaya verdiği
tepkilerle de bağlantılıdır. Öte yandan travmatize olmuş bireyin aile, okul, iş
gibi yaşam alanlarındaki değişiklikler olaya toplumsal boyut kazandırmaktadır.
Travmatik olaylar, toplumsal özellik taşıyor olmalarının yanı sıra, örselenmiş
bireylerden oluşan bir toplum yapısını belirliyor olmaları nedeniyle de önem
kazanmaktadırlar. Güçsüzlük, çaresizlik, aşırı uyarılmışlık, öfke ve huzursuzluk
hisseden bireylerden oluşan bir toplum da örselenmiş olacaktır.
İşte tam da bu noktada travmaya uğrayan ve toplumsal bağlardan kopmak üzere olan
bireylerin rehabilite edilmesi, yeniden toplumsal hayata kazandırılması oldukça
önemli bir kamusal hizmet olarak görünmektedir.
TOHAV/TRM, yukarıda gruplandırdığımız travma çeşitlerinden "Resmi görevliler
tarafından uygulanan şiddete maruz kalanların” terapisi üzerinde
çalışmalarını sürdürmektedir.
Tedavi tıp biliminin bütün branşlarından faydalanılarak yapılmaktadır.
Rehabilitasyon; travmanın vücutta fiziksel ve ruhsal kalıcı iz bırakması sonucu,
yaşamını bağımsız sürdürebilmesini ve yaşadığı topluma yeniden uyum sağlamasını
amaçlayan bütün yaşamsal desteklerin genel adıdır.
İşkence, tıbbi olduğu kadar hukuki ve sosyal yönü olan karmaşık bir olgudur.
Fiziksel yaralanmalardan daha fazla ruhsal yaralanmalar meydana getirmektedir.
Ruhsal yaralanmaların sosyal ve hukuksal ağır sonuçları olmaktadır. Bundan
dolayı rehabilitasyon tıbbi yardımın yanında, hukuki ve sosyal desteği de
kapsamaktadır.
İşkence sonucu oluşan travmatik olaylar, bireyin ruhsal yaşamı üzerinde sarsıcı
ve örseleyici etkileri olmaktadır. Bu etkilerin kalıcı olması, bireyin kişisel
özellikleri kadar yaşadığı toplumsal çevrenin travmaya verdiği tepkilerle de
bağlantılıdır. Öte yandan travmatize olmuş bireyin aile, okul, iş gibi yaşam
alanlarındaki değişiklikler olaya toplumsal boyut kazandırmaktadır. Travmatik
olaylar, toplumsal özellik taşıyor olmalarının yanı sıra, örselenmiş bireylerden
oluşan bir toplum yapısını belirliyor olmaları nedeniyle de önem
kazanmaktadırlar. Güçsüzlük, çaresizlik, aşırı uyarılmışlık, öfke ve huzursuzluk
hisseden bireylerden oluşan bir toplum da örselenmiş olacaktır.
İşte tam da bu noktada travmaya uğrayan ve toplumsal bağlardan kopmak üzere olan
bireylerin rehabilite edilmesi, yeniden toplumsal hayata kazandırılması oldukça
önemli bir kamusal hizmet olarak görünmektedir.