CİZRE SOKAĞA ÇIKMA RAPORU

27.3.2017

SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI ÖNCESİ İLÇEDEKİ DURUM
Cizre yıllardır hem Kürt siyasi hareketi hem de devlet açısından sembol kentlerden biridir. 4 Eylül 2015 tarihinden itibaren uygulanan ve ölüleri bile gömdürmeyip, buzdolabında saklatan bir zihniyeti anlamak, bu intikam ruhunu kavramak ancak Cizre tarihini ve direnişini bilmekle mümkündür. Dolmabahçe deklarasyonu rafa kaldırılıp, cumhurbaşkanının “Kürt sorunu yoktur” söylemiyle birlikte Cizre de son aylarda bir provokasyon ve ezme politikası uygulanmaya başlandı. Öncelikle farklı güçler aracılığıyla halka saldırıldı, halk defalarca tarandı, hiç bir açıklamaya gösteriye tahammül gösterilmedi. Sistem tarafından adım adım Cizre yok edilmesi gereken bir kent olarak kamuoyuna aktarıldı, bir katliamın ön hazırlıkları yapıldı.
Özellikle 7 Haziran seçimleri sonrası Cizre sembol bir kent olması dolayısıyla Kürt halkının cezalandırıldığı bir kent olarak seçildi. Cizre 9 gün boyunca kapatıldı, ablukaya alındı, direniş ruhu, özgürlük demokrasi ve barış talebi yok edilmeye çalışıldı.
HEYETİN OLUŞUMU VE AMACI
Özgürlükçü Hukukçular Derneği ve Mezopotamya Hukukçular Derneği’nin çağrısı ile Asrın Hukuk Bürosu, Bölge Baroları, Çağdaş Hukukçular Derneği, Demokrasi İçin Hukukçular Derneği, Sosyal Haklar Derneği, Çağdaş Avukatlar Grubu, Özgürlükçü Demokrat Avukatlar, Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı ve birçok ilden katılım sağlayan avukatlardan oluşan heyet, Şırnak'ın Cizre İlçesinde 4 Eylül 2015 tarihinde alınan sokağa çıkma yasağının kaldırılması, Cizre'de yaşanan hak ihlallerinin tespiti, kamuoyunda bu konuda duyarlılık oluşturulması ve hak ihlallerine karşı ulusal ve uluslararası hukuki yollara başvurmak amacıyla oluşturulmuştur.
Bu kurumları temsilen yaklaşık 300 kişilik avukat heyeti 11 Eylül 2015 tarihinde sabah saatlerinde Mardin'de bir araya gelmiştir. Cizre'ye doğru yola çıktıklarında, Midyat çıkışında, Cizre'ye 90 km mesafede özel timler ve polisler tarafından zırhlı araçlarla heyet durdurularak, geçişlere hiçbir şekilde izin verilmeyeceği bildirilmiş ve geçişleri engellenmiştir. Bunun üzerine, heyetimiz bir açıklama yaparak "heyetin amacının Cizre'de yaşanan hak ihlallerinin tespiti, kamuoyunda bu konuda duyarlılık oluşturulması hak ihlallerine karşı ulusal ve uluslararası hukuki yollara başvurulması" olduğu ve "sokağa çıkma yasağının Cizre'de uygulandığı, Cizre'ye giden Midyat ve Nusaybin yollarının tamamen kapatıldığı, bunun hukuka aykırı olduğu, Anayasada güvence altına alınan seyahat özgürlüğünün ihlal edildiği" güvenlik güçlerine bildirilmiştir. Çeşitli defalar vali'nin aranması
3
talep edilmiştir. Ancak buna rağmen yol açılmamıştır. Bunun üzerine avukat heyeti bu hukuksuz kararı oturma eylemi ile protesto etmiştir. Hiçbir şekilde geçişe izin verilmeyeceği bildirildiğinden heyet dağ yollarından İdil'e doğru yürümeye başlamıştır.