27.3.2017

Dergimizin 15. sayısında sizinle yeniden buluştuğumuz için mutluyuz. Türkiye’de Demokratikleşme ve İnsan Hakları bakımından reformlara devam edilmemesi hususu bir yana var olan düzenlemelerden de geri adım atıldığı bir dönem yaşanmaya başladı. Çok uzak değil, yakın geçmişte dahi, bir çok insanda var olan iyimserlik havası dağıldı artık. Yeniden hem toplumsal hem de ekonomik açıdan oldukça kasvetli, gri bulutların dolaştığı bir atmosferin hakim olduğu görülmektedir. İşkence ve Kötü Muamele haberleri ise uzun dönemdir hiç olmadığı kadar fazla basında yer almaya başladı. Metris Cezaevi’nde Engin Ceber’in ölümü, Diyarbakır’da ilköğretim öğrencilerinin tutuklanması, Van ve diğer bölge illerindeki orantısız güç kullanımı bu göstergelerden sadece bir kaçıydı.

Bu nedenle bu sayımıza 2006-2008 TOHAV İşkence ve Kötü Muamele İzleme Raporu raporundan bazı bölümleri yayınlamayı uygun görüyoruz. Raporda özellikle PVSK değişikliklerinden sonra İşkence ve Kötü Muamele uygulamalarında bir tırmanma yaşandığı gözlemi dikkat çekici.

Yine cezaevlerinde yaşanan disiplin cezaları ve hak ihlallerine ilişkin Tekirdağ Cezaevi’ne ilişkin hazırlanan raporu da bu sayıda görebileceksiniz.

İşkence ve kötü muamele sorununun bir başka boyutu da mağdurların sağlık koşullarına ilişkindir bu konuda Dr. Veysi Ülgen’in “İşkencenin Tedavi ve Rehabilitasyonu ile Genel Sağlık Sigortası” adlı yazısını görebilirsiniz.

Ayırımcılık konusuna önceki sayılarımızda da değinmiştik. Bu konuya ilişkin farklı bir yazıyı Av. Erkan Şenses hazırladı. Yazıda AİHM kararları, AİHS ve BM belgeleri ışığında azınlıklar sorununa nasıl yaklaşıldığını dile getirmesi bakımından çarpıcı noktalara değiniliyor.

“Ülke İçi Zorla Yerinden Edilenler” konusuna ilişkin bilindiği üzere hükümet dört sene önce 5233 sayılı yasayı çıkardı. Peki bu yasa ne getirdi? Uygulama nasıldı? Her şeyden önemlisi yasa ve uygulama bir bütün olarak yasanın gerekçesinde dile getirdiği toplumsal barışa katkı sundu mu? Mağdurların sorunları çözüldü mü? Buna ilişkin değerlendirme yazısını Av. Yaşar Aydın ve Av. Hakan Gündüz yazdı. Bu konunun da ilginizi çekeceğini düşünüyoruz.

Bu yazıyı tamamlayacak başka bir çalışma ise göç hikayelerine dair. Tahir Dadak, Şemsa Özar ve Zarife Durmaz’ın, yerinden edilenlerin kentlerdeki yaşamlarına dair çarpıcı gözlemleri hepimizi sarsacak nitelikte. Bu çalışmalarından dolayı kendilerine ayrıca buradan da teşekkür etmeyi borç biliriz.

Ece Başaran, “Avrupa’da Yeni Bir Güvenlik Anlayışı Olarak Yabancı Terör Şüphelilerinin Ülkeden Çıkarılması ve Non-Refoulement İlkesi” ikilemi üzerine kapsamlı sayılabilecek bir yazı hazırladı. Bu konuda özellikle mevzuat ve bazı Avrupa örneklerinde yaşanan bazı vakalarda uygulamanın nasıl olduğunu görmek açısından bütünlüklü bir çalışma.

Son olarak üç kısa sayılabilecek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının Türkçe çevirisini görebilirsiniz. Alınak vd./Türkiye, Anvar Mohammadi vd/Türkiye, D.vd/Türkiye kararları.

Bir sonraki sayıda buluşmak dileğiyle…