TÜRKİYE'NİN AVRUPA BİRLİĞİNE KATILIM SÜRECİNE İLİŞKİN 2002 YILI İLERLEME RAPORU

30.4.2018

Haziran 1998’de Cardiff’te toplanan AB Zirvesinde, Komisyonun Türkiye hakkında, Türkiye-
AT Ortaklık Anlasmasının 28’inci maddesi ve Lüksemburg Zirvesi sonuçlarına dayanan bir
rapor sunacağı açıklanmıstır.
Komisyon, Türkiye’ye iliskin ilk Đlerleme Raporunu, diğer aday ülkelerin Đlerleme Raporları
ile birlikte, Ekim 1998 tarihli Viyana Zirvesine; ikinci raporunu ise Ekim 1999 tarihli
Helsinki Zirvesine sunulmak üzere hazırlamıstır.
Helsinki Zirvesinde, “Türkiye, diğer aday ülkelere uygulanan kriterler temelinde, Birliğe
katılma amacı tasıyan bir aday devlet olarak mütalâa edilmektedir. Mevcut Avrupa stratejisine
göre, Türkiye de diğer aday ülkeler gibi, reformlarını hızlandıran ve destekleyen bir katılım
öncesi stratejiden yararlanacaktır” kararı alınmıstır.
Komisyon, üyeliğe hazırlanan aday ülkelerin kaydettikleri gelismeleri, katılım öncesi
stratejinin bir parçası olarak, düzenli bir sekilde AB Konseyine rapor etmektedir. Türkiye ile
ilgili ilk kapsamlı Rapor, Aralık 2000’de toplanan Nice Zirvesine sunulmustur. Đkinci
Đlerleme Raporu, Aralık 2001’de yapılan Laeken Zirvesine sunulmustur. Komisyon, isbu
Đlerleme Raporunu ise, 2002 sonbaharında yapılacak Brüksel Zirvesini dikkate alarak
hazırlamıstır.
Bu Raporun yapısı, 2000 ve 2001 yılları Đlerleme Raporlarıyla büyük ölçüde aynıdır. Önceki
raporlarda olduğu gibi, mevcut bu Rapor da:
· Türkiye ile Birlik arasındaki iliskileri, özellikle AT-Türkiye Ortaklık Anlasması
çerçevesinde ele alır;
· 1993 Kopenhag Zirvesinde belirlenmis olan siyasi kriterler (demokrasi, hukuk devleti,
insan hakları, azınlık haklarının korunması) açısından mevcut durumu inceler;
· Kopenhag Zirvesinde tanımlanmıs olan ekonomik kriterler (isleyen bir piyasa ekonomisi
varlığı ve Birlik içindeki rekabet baskısı ve piyasa güçleri ile bas edebilme kapasitesi)
açısından Türkiye’nin mevcut durumunu ve kaydettiği ilerlemeyi değerlendirir;
· Türkiye’nin, Antlasmalar, ikincil mevzuat ve Birlik politikalarında ortaya konulan
müktesebatı üstlenebilme kapasitesini inceler; diğer bir ifadeyle, üyelik yükümlülüklerini
değerlendirir. Bu bölümde, Köln ve Helsinki Zirvelerinde vurgulanan nükleer güvenlik
standartlarına özellikle dikkat çekilmektedir. Bu bölüm, sadece mevzuatın
uyumlastırılmasını değil, müktesebatın etkili biçimde uygulanması için gerekli hukuki ve
idari kapasitenin gelistirilmesini içermektedir. Avrupa Konseyi, bu ikinci hususun
önemini 1995 Madrid Zirvesinde ve müteakip vesilelerle ve son olarak da Haziran 2002
tarihinde yapılan Seville Zirvesinde vurgulamıstır. Madrid Zirvesinde, aday ülkelerin,
uyumlu bir bütünlesme için gerekli kosulların yaratılabilmesi bakımından, idari
yapılarında gerekli düzenlemeleri yapmalarının gereği vurgulanmıstır. Seville Zirvesinde
de, aday ülkelerce müktesebatın etkili bir sekilde uygulanmasında ilerlemeler
kaydedilmesine devam edilmesinin ne kadar önemli olduğu vurgulanmıs ve aday ülkelerin
idari ve hukuki kapasitelerini gereken seviyeye getirmek için tüm tedbirleri almak zorunda
oldukları ifade edilmistir.
8
Bu Rapor, 2001 yılı Đlerleme Raporundan bu yana kaydedilen gelismeleri dikkate almaktadır.
Rapor, 15 Eylül 2002 tarihine kadar olan dönemi kapsamaktadır. Ancak, bazı özel
durumlarda, söz konusu tarihten sonra alınan tedbirlere de yer verilmektedir. Rapor, ayrıca,
2001 yılı Đlerleme Raporunda yer alan reformların ne derecede gerçeklestirilmis olduğunu
değerlendirmekte ve yeni girisimleri incelemektedir. Rapor, ayrıca, ele alınan konulara iliskin
genel bir durum değerlendirmesi sunmakta ve Türkiye’nin katılım sürecinde atması gereken
adımları belirlemektedir.
Ayrıca, 2002 yılı Đlerleme Raporları, hangi ülkelerin müzakerelere hazır olduğu konusunda
Komisyonun, tavsiyeler gelistirmesine zemin teskil edeceğinden dolayı, bu Rapor,
Türkiye’nin 1998 yılı Đlerleme Raporundan bu yana kaydettiği gelismelerin bir
değerlendirmesini kapsamaktadır. Ekonomik kriterler açısından ise, inceleme dönemi
1997’den itibaren baslatılmıs ve Raporda, Türkiye’nin ekonomik performansının dinamik ve
ileriye dönük bir değerlendirmesi yapılmıstır.
Raporda, Türkiye’nin Katılım Ortaklığı önceliklerinin ne ölçüde ele aldığını inceleyen ayrı bir
bölüme de yer verilmektedir.
Daha önceki Raporlarda olduğu gibi, bu Raporda da ‘ilerleme’, fiilen alınan kararlar, fiilen
kabul edilen mevzuat, fiilen onaylanan uluslararası sözlesmeler (bunların uygulanması da
dikkate alınarak) ve fiilen uygulanan tedbirler temel alınarak değerlendirilmistir. Đlke olarak,
hazırlık asaması ya da TBMM onayı asaması gibi değisik asamalarda bulunan mevzuat ya da
tedbirler dikkate alınmamıstır. Bu yaklasım, tüm aday ülkelere esit muamelede bulunulmasına
ve katılım süreci içindeki ülkelerin elde ettikleri somut ilerlemelerin tarafsız bir sekilde
değerlendirilmesine olanak tanımaktadır.
Bu Rapor, çok sayıda bilgi kaynağından yararlanılarak hazırlanmıstır. Aday ülkeler, son
Đlerleme Raporunun yayımlanmasından itibaren, üyelik için yürüttükleri hazırlıklar konusunda
kaydettikleri ilerlemelere iliskin bilgi vermeye davet edilmistir. Mevcut olduğu ölçüde,
Ortaklık Anlasmaları ve Müktesebatın Üstlenilmesine iliskin Ulusal Programlar kapsamında
sağlanan bilgiler ve bazı alanlarda aday ülkelerin idari kapasitelerinin değerlendirilmesi
kapsamında verilmis çesitli uzman görüsleri, aday ülkeler hakkındaki bilgiler açısından ilave
kaynakları olusturmustur. Konsey görüsleri ile Avrupa Parlamentosunun raporları1 ve ilke
kararları da Đlerleme Raporlarının hazırlanmasında dikkate alınmıstır. Komisyon, Avrupa
Konseyi, AGĐT ve uluslararası mali kuruluslar gibi çesitli uluslararası örgütler ile sivil toplum
örgütlerinin değerlendirmelerinden de yararlanmıstır.