TÜRKİYE'NİN KATILIM YÖNÜNDE İLERLEMESİ ÜZERİNE KOMİSYON'UN DÜZENLİ RAPORU 2000

30.4.2018

Haziran 1998’de yapılan Cardiff AB Konseyi, her bir aday ülkenin katılım yönünde
kaydettiği ilerleme üzerine ilk düzenli raporlarını 1998 sonunda sunacağı yolunda Komisyon
tarafından yapılan açıklamayı memnuniyetle karsıladı. Türkiye ile ilgili olarak, AB Konseyi,
“raporun, Ortaklık Anlasması’nın 28inci maddesine1 ve Lüksemburg AB Konseyi’nin
sonuçlarına dayalı olacağını” kaydetti.


Komisyon, Viyana AB Konseyi’ne yönelik olarak, öteki aday ülkelere ait düzenli raporlar ile
beraber, Türkiye üzerine ilk düzenli raporunu Ekim 1998’de sundu; Helsinki AB Konseyi’ne
yönelik olarak, Ekim 1999’da ikinci bir rapor kabul edildi. Helsinki AB Konseyi, aday ülkeler
için sonraki düzenli raporların, Aralık 2000’deki AB Konseyi’nden yeterli bir zaman önce
sunulacağını kaydetti.


Türkiye üzerine bu düzenli raporun izlediği yapı, önceki yıllarda izlenen yapıdan üç noktada
farklıdır. Đlk olarak, bu raporda Türkiye’nin üyelik vecibelerini üstlenme yeteneğinin
değerlendirildiği kısım (Kısım B.3.1.), müktesebatın yirmi dokuz baslığını izleyecek sekilde
planlanmıstır. Đkinci olarak, bu kısım, Türkiye’nin her bir baslık kapsamındaki müktesebatı
uygulamaya yönelik idari kapasitesini de içine alacak sekilde genisletilmistir. (Bu husus, daha
önce, raporun ayrı bir bölümünde ele alınıyordu.) Üçüncü olarak, bu raporda ilk defa,
müktesebatın kendi resmi diline tercüme edilmesinde Türkiye tarafından kaydedilen
ilerlemeyi değerlendiren bir bölüm bulunmaktadır.


Daha önceki düzenli raporlara paralel olarak, bu rapor:


- özellikle Ortaklık anlasması çerçevesinde, Türkiye ve Birlik arasındaki iliskileri
anlatmakta;

- 1993 Kopenhag AB Konseyi tarafından belirlenen siyasal kriterler (demokrasi, hukukun
üstünlüğü, insan hakları, azınlıkların korunması) açısından durumu analiz etmekte;

- Kopenhag AB Konseyi tarafından belirlenen ekonomik kriterler (isleyen bir piyasa
ekonomisi ve Birlik içindeki rekabet baskıları ve piyasa güçleri ile basa çıkma kapasitesi)
açısından Türkiye’nin durumunu ve perspektiflerini değerlendirmekte;

- Türkiye’nin, üyelik vecibelerini, yani Antlasmalar’da, tali mevzuatta ve Birlik
politikalarında ifade edilen müktesebatı, üstlenme kapasitesi konusunu ele almaktadır. Bu
kısım, sadece mevzuatın uyumlulastırılmasını değil, aynı zamanda, sırasıyla Aralık 1995
ve Haziran 2000 tarihli Madrid ve Feira AB Konseyleri tarafından talep edildiği gibi,
müktesebatı uygulamak ve icra etmek için gereken adli ve idari kapasitenin
gelistirilmesini de kapsamaktadır. Madrid’de , AB Konseyi, aday ülkelerin uyumlu
bütünlesmesinin kosullarını yaratmak üzere, bu ülkelerin kendi idari yapılarını
uyarlamalarının zorunlu olduğunu vurguladı. Haziran 2000’deki Feira AB Konseyi ise,
aday ülkelerin müktesebatı etkin biçimde uygulama ve icra etme kapasitelerinin yasamsal
1 Madde 28’e göre, “Anlasma’nın isleyisi, Topluluğu kuran Antlasma’dan doğan yükümlülüklerin Türkiye
tarafından tam olarak kabul edilmesini öngörmeyi haklı kılacak ölçüde ilerlediğinde, Âkit Taraflar,
Türkiye’nin Topluluğa katılma imkanını inceleyeceklerdir.” önemine dikkat çekti ve bunun için, adayların, kendi idari ve adli yapılarını
güçlendirmeye yönelik önemli çabalar göstermelerinin gerekli olduğunu ekledi.

Bu rapor, 1999 düzenli raporundan bu yana kaydedilen ilerlemeyi dikkate almaktadır.
Kapsadığı dönem, 30 Eylül 2000 tarihine kadarki dönemdir. Ancak, bazı özel durumlarda, söz
konusu tarihten sonra alınan tedbirler de belirtilmektedir. 1999 düzenli raporunda atıf yapılan
tasarlanmıs reformların gerçeklestirilmis olup olmadığına bakılmakta ve yeni girisimler
irdelenmektedir. Ayrıca, son düzenli rapordan bu yana olan yeni gelismelere iliskin
değerlendirmeyi bütünleyerek, bu rapor, incelenen hususların her biriyle ilgili global durumun
genel bir değerlendirmesini sunmakta, katılım için hazırlanırken Türkiye’nin atması gereken
belli baslı adımları bu hususların her biri açısından ortaya koymaktadır.

Bu yaklasıma uygun olarak, (Türkiye’nin müktesebatı uygulamaya yönelik idari kapasitesi
dahil) siyasal ve müktesebat kriterlerinin yerine getirilmesinde sağlanan ilerlemeye iliskin
değerlendirme, ele alınan hususların her birindeki genel duruma bir bakıs ile beraber, son
düzenli rapordan bu yana gerçeklestirilen isler üzerinde yoğunlasmaktadır. Ekonomik
değerlendirme ise, Türkiye’nin ekonomik performansı hakkında ileriye dönük bir irdeleme
üzerine dayalıdır.

Daha önceki raporlarda olduğu gibi, “ilerleme”, fiilen alınan kararlar, fiilen kabul edilen
mevzuat, fiilen onaylanan uluslararası sözlesmeler (uygulama konusuna da gereken dikkat
gösterilerek) ve fiilen uygulanan tedbirler temelinde ölçülmüstür. Đlke olarak, hazırlık veya
parlamento onayı sürecinin değisik asamalarında bulunan mevzuat veya tedbirler dikkate
alınmamıstır. Bu yaklasım, tüm aday ülkeler için esit muamele sağlamakta ve ülkeler arasında
katılım için hazırlanmada somut ilerleme açısından nesnel bir değerlendirme ve karsılastırma
imkanı vermektedir.

Rapor çok çesitli bilgi kaynaklarına dayanmaktadır. Aday ülkeler, son düzenli raporun
yayımlanmasından beri üyelik hazırlıklarında kaydedilen ilerleme hakkında bilgi vermeye
davet edilmislerdir. Ortaklık Anlasması çerçevesinde ve müktesebatın analitik incelenmesine
hazırlık bağlamında aday ülkelerce verilmis olan bilgiler, ilave kaynaklar olarak hizmet
etmistir. Raporun hazırlanmasında, Konsey tartısmaları ve Avrupa Parlamentosu raporları ve
kararları2 dikkate alınmıstır. Komisyon, çesitli uluslararası kuruluslarca yapılan
değerlendirmeler ve özellikle Avrupa Konseyi, AGĐT, uluslararası mali kurumlar ve sivil
toplum örgütlerinin katkılarından da yararlanmıstır. Ancak, topluluk müktesebatının bazı
alanlarında, yapılan değerlendirmeleri bütünlemek için bilgilerin genisletilmesi ve
derinlestirilmesi gerektiği ortaya çıkmıstır. Bu ilave bilgiler, esas olarak, kısa bir süre önce
kurulmus olan alt-komitelerin çalısmaları yoluyla elde edilecektir. Böylece, 2001 yılında daha
tam bir Düzenli Rapor hazırlanabilir.