TÜRKİYE'NİN KATILIM YÖNÜNDE İLERLEMESİ ÜZERİNE KOMİSYON'UN DÜZENLİ RAPORU 2003

30.4.2018

Haziran 1998’de toplanan Cardiff AB Konseyi, Komisyon’un, Ortaklık Anlasması’nın
28. maddesine ve Aralık 1997 Lüksemburg AB Konseyi’nin sonuçlarına dayalı olarak,
Türkiye üzerine bir rapor sunacağını kaydetti. Komisyon, öteki aday ülkelere ait Đlerleme
Raporları ile beraber, Türkiye üzerine ilk Đlerleme Raporu’nu Ekim 1998’de sundu.
Aralık 1999’da toplanan Helsinki AB Konseyi su karara vardı:

"Türkiye, öteki aday devletlere uygulananlar ile aynı kriterler temelinde Birliğe
katılmaya yönelmis bir aday devlettir. Var olan Avrupa Stratejisi’ne dayanılarak,
Türkiye, öteki aday devletler gibi, reformlarını tesvik etmeye ve desteklemeye yönelik
bir katılım öncesi stratejiden yararlanacaktır."

Katılım öncesi strateji çerçevesinde, Komisyon, aday ülkelerce üyeliğe hazırlanmada
kaydedilen ilerleme konusunda Avrupa Birliği Konseyi’ne düzenli olarak raporlar
sunmaktadır. Böylece, Komisyon, Türkiye üzerine 1998-2002 yıllarını kapsayan bir dizi
yıllık Đlerleme Raporları yayımlamıstır.

Dolayısıyla, daha önceki yıllarla aynı esasta, Türkiye’nin katılım yönünde ilerlemesi
üzerine bu yıl bir Đlerleme Raporu hazırlanması uygundur.

Bu İlerleme Raporu için izlenen yöntem, önceki yıllarda kullanılmıs olanın esas olarak
aynısıdır. Bu rapor:

- özellikle Ortaklık Anlasması çerçevesinde, Türkiye ile Birlik arasındaki iliskileri
anlatmakta;

- 1993 Kopenhag AB Konseyi tarafından belirlenen siyasi kriterler (demokrasi,
hukukun üstünlüğü, insan hakları, azınlıkların korunması) açısından durumu analiz
etmekte;

- Kopenhag AB Konseyi tarafından belirlenen ekonomik kriterler (isleyen bir piyasa
ekonomisi ve Birlik içindeki rekabet baskıları ve piyasa güçleri ile basa çıkma
kapasitesi) açısından Türkiye’nin durumunu ve gelisme olasılıklarını
değerlendirmekte;

- Türkiye’nin üyelik gereklerini, yani Antlasmalarda, ikincil mevzuatta ve Birlik
politikalarında ifade edilen müktesebatı üstlenme kapasitesi konusunu ele almaktadır.
Bu bölümde, Köln ve Helsinki AB Konseyleri tarafından vurgulanmıs olan nükleer güvenlik

standartlarına özel dikkat gösterilmektedir. Bu bölüm, yalnızca mevzuatın
uyumlu hale getirilmesini değil, aynı zamanda, müktesebatı uygulamak ve icra etmek
için gereken adli ve idari kapasitenin gelistirilmesini de kapsamaktadır. AB Konseyi,
1995’te Madrid’deki toplantısında ve daha sonra birkaç kez daha, en son olarak
Aralık 2002’de Kopenhag’da, bu ikinci konunun önemini vurguladı. Madrid’de, AB
Konseyi, aday ülkelerin uyumlu bütünlesmesinin kosullarını yaratmak üzere, bu
ülkelerin kendi idari yapılarını uyarlamaları gerektiğini vurguladı. Kopenhag AB
Konseyi, aday ülkelerde adli ve idari reformun öneminin bir kez daha altını çizerek,
bunun söz konusu ülkelerin üyelik için genel hazırlıklarını ilerletmekte yardımcı
olacağını belirtti.

Bu Rapor, 2002 yılına iliskin Đlerleme Raporundan bu yana kaydedilen ilerlemeyi dikkate
almaktadır. 30 Eylül 2003 tarihine kadar olan dönemi kapsamaktadır. Ancak, kimi özel
durumlarda, söz konusu tarihten sonra alınan tedbirler de belirtilmis olabilir. Bu Rapor,
2002 Đlerleme Raporunda bahsi geçen planlanan reformların gerçeklestirilip
gerçeklestirilmediğini incelemekte ve yeni girisimleri gözden geçirmektedir. Ayrıca,
incelenen hususların her biriyle ilgili durumun genel bir değerlendirmesini sunmaktadır.
Rapor’da, Türkiye’nin Katılım Ortaklığı önceliklerini ne ölçüde ele almıs olduğunu
kısaca gözden geçiren ayrı bir bölüm vardır.

Daha önceki raporlarda olduğu gibi, “ilerleme”, fiilen alınan kararlar, fiilen kabul edilen
mevzuat, fiilen onaylanan uluslararası sözlesmeler (uygulama konusuna da gereken
dikkat gösterilerek) ve fiilen uygulanan tedbirler temelinde ölçülmüstür. Đlke olarak,
hazırlık veya parlamento onayı sürecinin değisik asamalarında bulunan mevzuat veya
tedbirler dikkate alınmamıstır. Bu yaklasım, tüm aday ülkeler için esit muamele
sağlamakta ve her ülkenin, katılım için hazırlanmada kaydettiği somut ilerleme açısından,
nesnel bir değerlendirmesine olanak vermektedir.

Rapor çesitli bilgi kaynaklarına dayanmaktadır. Türkiye, son Đlerleme Raporunun
yayımlanmasından bu yana üyeliğe hazırlık açısından gerçeklestirdiği ilerleme hakkında
bilgi vermeye davet edilmistir. Türkiye’nin Ortaklık Anlasması çerçevesinde sağladığı
bilgi, Müktesebatın Kabulü Đçin Ulusal Program ve çesitli alanlarda ülkenin idari
kapasitesini değerlendirmek için yapılmıs olan değisik emsal taramaları, ilave kaynak
görevi görmüslerdir. Raporun hazırlanmasında, Konsey tartısmaları ve Avrupa
Parlamentosu raporları ve kararları dikkate alınmıstır. Komisyon, değisik uluslararası
kuruluslarca yapılan değerlendirmelerden ve özellikle Avrupa Konseyi, AGĐT,